Güneş'e en yakın gezegen olduğu için gündüzleri aşırı sıcak (+430°C), geceleri ise atmosferi olmadığı için dondurucu soğuktur (-180°C). Sistemin en hızlı ve en küçük gezegenidir.
Güneş’e en yakın ikinci gezegen olmasına rağmen, yoğun sera etkisi nedeniyle Güneş Sistemi'nin en sıcak gezegenidir. Kalın sülfürik asit bulutları güneş ışığını hapseder ve yüzey sıcaklığını kurşunu bile eritecek seviyelere (464°C) taşır.
Güneş Sistemi'nde üzerinde yaşam olduğu bilinen tek gezegendir. Yüzeyinin %71'ini kaplayan devasa okyanusları ve canlıları radyasyondan koruyan güçlü manyetik alanı sayesinde, uçsuz bucaksız uzaydaki en nadide sığınaktır.
Yüzeyindeki demir oksit nedeniyle kızıl bir renge bürünen Mars,
Güneş Sistemi'nin en büyük yanardağına (Olympus Mons) ve en derin kanyonlarına ev sahipliği yapar.
Bir zamanlar üzerinde sıvı su barındırdığına dair güçlü kanıtlar bulunan bu gezegen, bugün kolonileşme hayallerimizin merkezindedir.
Güneş Sistemi'nin en büyük gezegeni olan Jüpiter, içine 1.300'den fazla Dünya sığdırabilecek kadar devasadır. Üzerindeki ünlü "Büyük Kırmızı Leke", yüzyıllardır devam eden ve Dünya'dan bile büyük olan dev bir fırtınadır.
Güneş Sistemi'nin en düşük yoğunluklu gezegenidir; o kadar hafiftir ki, eğer onu içine alabilecek kadar büyük bir su kütlesi olsaydı, Satürn suyun üzerinde yüzerdi. Buz ve kaya parçalarından oluşan muazzam halka sistemi, onu evrenin en estetik durağı yapar.
Güneş Sistemi'nin "aykırı" gezegenidir. Diğer tüm gezegenlerin aksine, yaklaşık 98 derecelik bir eğiklikle adeta yuvarlanarak döner. Metan gazı bulutları ona büyüleyici bir camgöbeği mavisi rengini verir.
Güneş Sistemi'nin en uzak ve en gizemli gezegenidir. Ses hızını aşan rüzgarları (saatte 2.000 km'den fazla) ve dondurucu metan buzlarıyla kaplı atmosferi, onu evrenin en hırçın köşelerinden biri yapar. Derin mavi rengi, atmosferindeki metan gazının kırmızı ışığı emmesinden kaynaklanır.